|
KARATE DO NEDİR ?
Boş
el manasına gelen karate, herhangi bir araç veya silah
kullanmadan veya mücadele sırasında her türlü hücumu
kolaylıkla el ile savuşturulabilen bir savunma sanatı ve
sporudur.
Bu,
becerinin doğruluğuna ulaşmış,uzun yıllar sistemli ve
disiplinli bir eğitim sonucu üstün yeteneklerle yüklü el,
DO ile bütünleşerek, asaletin ve alçak gönüllülüğün
simgesi haline gelmiştir. Karate-Do, silah olarak çıplak
ellerin ve ayakların kullanıldığı bir mücadele sanatıdır.
Okinawa'da
doğmuş ve Japonya'dan tüm dünyaya yayılmıştır. Karate,
Okinawa adasında yüzyıllardır çalışılmakla birlikte
Japonya'ya girmesi 1920'li yıllarda, dünyaya yayılması ise
ancak 1950'li yıllarda başlamıştır.
Karate-Do'yu
farklı kılan 'Do' yani felsefesidir. Karate-Do, Usta-Çırak
ilişkisi içinde insanların vücutlarını çalıştırırken,
karakterlerinin saldırgan ve kötü yönlerini temizler.
Karate-Do nezaket, saygı ve disiplin üzerine kuruludur.
Bütün
antrenmanları toplu halde Bayrağımızın selamlanmasıyla
başlar ve Bayrağımızın selamlanmasıyla bitirilir.
Karate-Do çalışmalarında aslolan sağlıklı vücuda
sahip, disiplinli, saygılı, Bayrak ve Vatan sevgisini
kalbinde taşıyan nesiller yetiştirmektir.
Japonya'da
yayılmaya başladığı 1920-1930 yıllarında Karate-Do, çalışılan
ustanın ya da dojonun (salonun) adıyla birlikte anılmaya başlanmıştır.
Bunun nedeni ise ustaların Karatede önem verdikleri noktaların
ve öğretilerinin birbirlerinden farklı oluşudur.
Bugün
dünyada 80'in üzerinde karate stili çalışılmakla
birlikte W.K.F. (Dünya Karate Federasyonu) 4 ana stili resmen
tanımaktadır.
Bunlar:
Shotokan Shito-Ryu Goju-Ryu Wado-Ryu'dur. Ülkemizde W.K.F.'nin
tanıdığı 4 stilin hepsinde de Karate çalışmaları yapılmaktadır.
Kurucusu : Gichin
FUNAKOSHI (1868 - 1957)
Karate
kendini savunma amacıyla ve kişinin ailesini ve sevdiği kişileri
koruması için çalışılmalıdır. Sağlığınızı iyileştirmek
kullanılmalı ve kendi şahsi çıkarlarınız ya da birisini
kasten zarar vermek için kullanılmamalıdır. Karate'nin
amacı insan vücudunun kaya kadar sert ve çelik kadar güçlü
olması için çalışmaktır.
Devamlı
çalışmalar neticesinde mızraklar ya da oklar gibi kullanılacak
eller ve ayaklar geliştirmek ve güçlü bir ruh ve cesur bir
yürek oluşturmaktır.
Eğer
Karate ilkokul seviyesinde tanıtılırsa, çocuklar gelecekte
askerlik için iyi hazırlanmış olacaklardır. Karate kısa
bir zaman diliminde öğrenilmez.
Karate'yi
tam olarak anlamak için kişi ciddi bir şekilde en az üç dört
sene hergün çalışmalıdır. Karate'de eller ve ayaklar yüz
ya da ikiyüz kere 'makiwara'ya vurularak eğitilmelidir. Bu
omuzları düşürerek ya da gevşeterek (kasılma olmaksızın)
elde edilebilir.
Omuzlarınızı
kaldırmadan ciğerlerinizi açın (derin derin nefes alın),
gücünüzü tutun (nefesinizi hafifçe tutun), ayaklarınızı
yere sağlam basın ve varolan enerjinizi (Ki, Chi, İçsel Yaşam
Gücü) karnınızın altına (tanden) toplayın.
Karate;
hareket boyunca vücudun üst ve alt kısımlarının uyum içinde
tutulurken, sırtın düz tutulması, omuzların düşürülmesi,
gücün bacaklarda oluşmasının sağlanması, ayakların
yere düzgün şekilde basılması ve Ki 'nin tandeninizden
akmasıyla gerçekleştirilen doğru duruşlar ile çalışılır.
Karate
teknikleri defalarca ve defalarca tekrar edilmelidir.
Tekniklerin doğru açılımları (Bunkai) öğrenilmeli ve
sonra verilen durumlar için düzgün bir şekilde uygulanmalıdır.
Karate çalışanlar üzerinde durulması konunun saf bedensel
zindelik çalışması mı yoksa sadece vücudun pratik kullanımı
mı olduğuna karar vermelidirler.
Karate
büyük bir yoğunlukla ve daima kendini savunmaya hazır
bulunma düşüncesiyle, muharebe sahasındaymışçasına çalışılmalıdır.
Karate
doğru bir şekilde ve tekniğin tam gücünü oluşturmak için
çalışılmalıdır. Kendinizi çok fazla hırpalamayın ya
da aşırı derecede çalışmayın. Daha önceden Karate çalışmış
olanlar ileri yaşlara kadar yaşamışlardır.
Karate
kasların ve kemiklerin gelişmesine yardım eder, sindirim
organlarını çalıştırır, kan dolaşımını iyileştirir.
Bu yüzden Karate beden eğitimi derslerinde kullanılmalı ve
ileride ilkokul seviyesinden itibaren çalışılmalıdır
|